Kısırlık genellikle kadınlara atfedilen bir durum, fakat gerçek tam olarak düşünüldüğü gibi değil. Yapılan çalışmalarda infertil çiftlerin %30’unda, erkek kaynaklı kısırlık nedenlerinin bulunduğu gösteriliyor.1 Kadın kaynaklı infertilite gibi erkek kaynaklı infertilite de son derece karmaşık bir doğaya sahip. Birçok farklı neden, erkeklerde kısırlık oluşumunu gündeme getirebiliyor.
Erkek kaynaklı infertilite oluşumunun daha iyi anlaşılması için öncelikle gebelik oluşumu ile ilgili temel bilgilere sahip olunması önemli.
Döllenmenin gerçekleşmesi için kadınların yumurtlama sürecinde, çiftlerin korunmasız olarak cinsel ilişkiye girmesi gerekiyor. Yumurta kalitesi son derece önemli, salınan yumurtaların fallop tüplerine ilerlemesi de. Ancak yumurta ile sperm buluşmasının gerçekleşebilmesi ve spermin yumurta hücresinin içerisine girebilmesi için erkeklerin spermlerinin de çeşitli şartları sağlamaları gerekiyor.
En basit şekliyle sperm kalitesi çatısı altında toplanan bu gereklilikler sperm sayısının ideal oranda olması, sperm morfolojisinin yani şeklinin uygunluğu ve ileri yönlü hareketliliklerinin varlığı ile açıklanabilir. Spermlerin üretilmesinden yumurtaya olan yolculuğuna, biraz detaylı bakalım.
Erkek kaynaklı infertilite, gebelik elde edilememesinde erkeğe ait faktörlerin rol oynadığı klinik bir durumdur. AUA/ASRM erkek infertilitesi kılavuzu, erkek faktörünün infertil çiftlerin yaklaşık yarısında tek başına ya da katkıda bulunan unsur olarak yer alabildiğini bildirir.
İzmir’de erkek kısırlığı değerlendirmesi kapsamında sperm analizi, gerekirse hormon testleri ve genetik incelemeler planlanır. Doç. Dr. Funda Göde, erkek ve kadın faktörlerinin birlikte ele alındığı tüp bebek ve infertilite süreçlerinde çiftin genel üreme tablosuna göre değerlendirme yapar.
“Erkek faktörü saptandığında bunu çiftin genel üreme tablosu içinde değerlendiririz. Sperm analizi, hormon testleri ve gerektiğinde genetik incelemeler tedavi yolunu belirlemede bize rehberlik eder.”
Erkek kaynaklı infertilite, yaygın bilinen adıyla erkek kısırlığı, gebelik oluşamamasında erkeğe ait bir faktörün rol oynadığı durumları ifade eder. AUA/ASRM kılavuzu erkek infertilitesini; semen kalitesi, sperm fonksiyonu, anatomik, endokrin yani hormonal, genetik ve cinsel işlevle ilgili durumlar çerçevesinde ele alır.
Erkekte sperm üretimi testislerde başlar. Bu sürece spermatogenez adı verilir; daha anlaşılır ifadeyle, sperm hücreleri oluşup olgunlaşmaya hazırlanır. Daha sonra sperm hücreleri epididim adı verilen kanalcıkta olgunlaşır ve boşalma sırasında meni sıvısıyla birlikte dışarı atılır. Gebelik oluşabilmesi için spermin yeterli sayıda olması, doğru şekilde hareket edebilmesi ve yapısal olarak yumurtaya ulaşmaya elverişli olması gerekir.
Bu yüzden değerlendirme yapılırken sperm sayısı, sperm hareketliliği ve sperm morfolojisi birlikte incelenir. Bu değerlerden birinde sorun görülmesi her zaman tek başına kesin bir sonuç vermez; tablo, muayene bulguları ve gerekirse ek testlerle birlikte değerlendirilir.
Erkek kaynaklı infertilite çoğu zaman belirgin bir şikâyetle fark edilmez. Birçok çiftte ilk belirti, düzenli ve korunmasız ilişkiye rağmen gebelik oluşmamasıdır.
Erkek kısırlığı belirtileri kapsamında gözlemlenebilecek ya da değerlendirme sırasında saptanabilecek durumlar şu şekilde listelenebilir:
Gebelik elde edememe: Erkek kısırlığında en sık fark edilen durumdur. Erkekte belirgin bir ağrı, akıntı ya da cinsel sorun olmayabilir.
Düşük sperm sayısı: Kişinin kendisinin fark edebileceği bir belirti değildir. Sperm analizi (spermiyogram) ile anlaşılır.
Sperm hareketliliği veya sperm morfolojisinde bozulma: Sperm hareketliliği, spermin ilerleyebilme kapasitesidir. Sperm morfolojisi ise spermin şeklini anlatır. Bu bulgular da dışarıdan görülemez, laboratuvar değerlendirmesiyle saptanır.
Testis ağrısı, şişlik veya ele gelen farklılık: Bu bulgular doğrudan erkek kısırlığı belirtisi gibi yorumlanmamalıdır. Ürolojik değerlendirme gerektirebilir ve infertilite incelemesi sırasında ayrıca ele alınır.
Hormonal anormallik düşündüren bulgular: Testislerde küçüklük, cinsel istekte azalma veya ereksiyon sorunu gibi durumlarda hormon testleri gündeme gelebilir.
AUA/ASRM kılavuzu; libido azalması, erektil disfonksiyon, oligozoospermi ya da azospermi, testislerde küçüklük ve hormonal bozukluk düşündüren muayene bulgularında FSH ve testosteron değerlendirmesinin yapılabileceğini belirtir.
İzmir’de erkek kaynaklı infertilite değerlendirmesi için Doç. Dr. Funda Göde ile görüşebilirsiniz. Sperm analizi, mevcut test sonuçları, çiftin üreme öyküsü ve gerekli görülürse tüp bebek tedavisi seçenekleri birlikte değerlendirilir. Randevu ve bilgi için WhatsApp danışma hattımızdan bize ulaşabilirsiniz.
Erkek kısırlık nedenleri tek bir başlık altında toplanmaz. Sperm üretimini, spermin dışarı taşınmasını, hormon dengesini ya da cinsel işlevi etkileyen farklı durumlar bu tabloya yol açabilir. Erkeklerde kısırlığın potansiyel nedenleri şöyle sıralanabilir:
“Erkek kısırlığı genetik mi?” sorusunun yanıtı her hasta için aynı değildir. Bazı erkeklerde infertilite doğuştan gelen yapısal ya da genetik durumlarla ilişkili olabilir. Kromozomal anomaliler, Y kromozomu mikrodelesyonları ya da vas deferens adı verilen sperm taşıma kanalının doğuştan olmaması bu grupta değerlendirilir.
Sonradan gelişen bazı hastalıklar veya tedaviler sperm üretimini etkileyebilir. Testis enfeksiyonları, geçirilmiş ameliyatlar, travmalar, kanser tedavileri, bazı sistemik hastalıklar ve sperm taşıma yollarındaki tıkanıklıklar bu grupta ele alınır.
Örneğin azospermi, menide sperm hücresi bulunmaması anlamına gelir. Bu durum sperm üretimindeki bozulmadan kaynaklanabileceği gibi, üretilen spermin dışarı taşınmasını engelleyen bir tıkanıklıkla da ilişkili olabilir.
Sigara kullanımı, alkol, obezite ve kilo kontrolü, kimyasal/ilaç maruziyeti, yoğun ısıya maruz kalma, beslenme düzeni, spor ve egzersiz alışkanlıkları erkek üreme sağlığı değerlendirmesinde sorgulanabilir.
Ereksiyon problemleri, boşalma sorunları, retrograd ejakülasyon adı verilen meninin mesaneye geri kaçması ya da ilişkiyi tamamlamayı güçleştiren durumlar gebelik oluşumunu etkileyebilir.
Cinsel fonksiyon bozuklukları erkek infertilitesinin her zaman temel nedeni değildir; fakat değerlendirme sırasında gözden geçirilmesi gereken başlıklardan biridir. Böyle bir durum varsa, ürolojik ve gerektiğinde androlojik değerlendirme ile neden araştırılır.
Erkek kısırlığı tanısında tek bir sonuca bakarak ilerlenmez. Spermiyogram çoğu zaman ilk ve en yol gösterici testtir; ancak bu test, erkeğin üreme sağlığını tek başına bütünüyle açıklamaz. Sonucun doğru yorumlanabilmesi için hastanın öyküsü, muayene bulguları, hormon dengesi ve gerekli durumlarda genetik incelemeler birlikte değerlendirilir. Böylece sorun sperm üretimiyle mi, sperm taşıma yollarıyla mı, hormonal yapı ile mi yoksa farklı bir nedenle mi ilişkili, daha net anlaşılabilir.
“Tanıda tek bir sonuca bakarak ilerlemeyiz. Spermiyogram bize önemli bir başlangıç bilgisi sağlamakla birlikte sonucu hastanın muayenesi, hormon değerleri ve gerektiğinde genetik incelemelerle birlikte değerlendiririz. Az önce de belirttiğim gibi erkek kaynaklı infertilite nedenleri oldukça çeşitlidir. Bu nedenle tanı sürecini standart bir liste gibi değil, hastanın bulgularına göre planlarız.”
Spermiyogram, meni örneğinin laboratuvarda incelenmesidir. Bu testte sperm sayısı, sperm hareketliliği ve sperm morfolojisi yani genel anlamda sperm kalitesi değerlendirilir.
Semen analizi sonucu tek başına kesin karar verdirmez. Değerlerden biri düşük çıkabilir, birden fazla parametrede bozulma görülebilir ya da sonuç zaman içinde değişkenlik gösterebilir. Bu nedenle anormal bir sonuç alındığında testin tekrarlanması istenebilir.
Genetik testler her erkek için rutin basamak olmamakla birlikte bazı erkeklerde hormon testleri (FSH, LH, testosteron) istenir. Bu testler, sperm üretimini yöneten hormonal sistem hakkında bilgi verir. Özellikle azospermi, çok düşük sperm sayısı, cinsel istekte azalma, ereksiyon sorunu veya testis hacminde azalma varsa hormonal değerlendirme planlanabilir.
Fizik muayenede varikosel, testis hacminde azalma, kanal yapılarıyla ilgili şüphe ya da enfeksiyon bulgusu varsa ek tetkikler yapılabilir. Ultrason gibi görüntüleme yöntemleri her hastada ilk basamak olarak kullanılmaz; muayene ve test sonuçlarına göre karar verilir.
Erkek kısırlık tedavisi, altta yatan nedene göre planlanır. Seçilmiş vakalarda yaşam tarzı düzenlemeleri ve tıbbi takip yeterli olabilirken bazı hastalarda hormonal tedaviler, cerrahi işlemler veya yardımcı üreme teknikleri gündeme gelebilir. Tedavi süresi ve beklenen yanıt; sperm sayısı, sperm hareketliliği, sperm morfolojisi, erkeğin genel sağlık durumu, kadın faktörü ve çiftin üreme planına göre değişir.
“Erkek infertilitesinde tedaviyi tek bir yöntem üzerinden tarif etmeyiz. Önce sorunun kaynağını anlamaya çalışırız. Sperm üretimi, hormon dengesi, varikosel varlığı, sperm taşıma yolları ve çiftin genel durumu birlikte değerlendirildiğinde daha doğru bir yol haritası oluşturabiliriz.”
Sigara ve alkol kullanımını bırakma, obezite ve kilo kontrolü, düzenli uyku, beslenme düzeni, spor ve egzersiz alışkanlıkları erkek üreme sağlığı değerlendirmesinde ele alınabilir. Kimyasal/ilaç maruziyeti, yüksek ısıya uzun süre maruz kalma ve bazı mesleki riskler de sorgulanan başlıklar arasındadır.
Bu düzenlemeler her erkekte aynı sonucu verir şeklinde düşünülemez. Amaç, sperm üretimini etkileyebilecek değiştirilebilir faktörleri görmek ve genel sağlık durumunu desteklemektir. Stres yönetimi de tedavi planının parçası olabilir, fakat tek başına kısırlığı çözen bir yöntem gibi görülmemelidir.
Bazı erkeklerde hormon dengesine yönelik tedaviler gündeme gelebilir. Hormon testleri (FSH, LH, testosteron), sperm üretimini yöneten sistem hakkında bilgi verir. Özellikle beyinden testislere giden hormonal uyarının yetersiz olması nedeniyle sperm ve testosteron üretiminin etkilenmesi olarak ifade edilebilen hipogonadotropik hipogonadizm gibi belirli hormonal durumlarda ilaç tedavisi önceliklendirilebilir.
“Erkek infertilitesinde hormon tedavisi her zaman ilk seçenek değildir. Önce hormon dengesi, sperm üretimi ve çiftin genel üreme tablosu birlikte değerlendirilir. Baba olmayı planlayan erkeklerde dışarıdan testosteron kullanımı uygun olmayabilir; çünkü bu kullanım sperm üretimini azaltabilir. Bu nedenle ilaç tedavisi, cerrahi sperm elde etme işlemleri ya da tüp bebek gibi yardımcı üreme teknikleri, hastanın bulgularına göre planlanır.”
Varikosel, testis toplardamarlarında genişleme anlamına gelir. Muayenede saptanan varikosel, infertilite ve anormal semen bulgularıyla birlikteyse varikosel ameliyatı değerlendirilebilir. Görüntülemede tesadüfen görülen, muayenede ele gelmeyen varikosel için cerrahi karar aynı şekilde ele alınmaz.
Azospermi, menide sperm hücresi bulunmamasıdır. Nedeni sperm taşıma yollarındaki tıkanıklıkla ilişkiliyse cerrahi seçenekler düşünülebilir. Tıkanıklığa bağlı olmayan azospermi durumunda seçilmiş hastalara Mikro TESE ameliyatı yapılabilir.
Yardımcı üreme teknikleri, erkek faktörünün derecesine ve çiftin genel değerlendirmesine göre planlanır. Hafif erkek faktörü olan bazı çiftlerde intrauterin inseminasyon (aşılama/IUI) düşünülebilir. Daha belirgin sperm sorunu olan durumlarda tüp bebek tedavisi (IVF) veya mikroenjeksiyon (ICSI) gündeme gelebilir.
Mikroenjeksiyon, seçilen bir sperm hücresinin laboratuvar ortamında yumurtanın içine yerleştirilmesidir. IMSI, spermin daha yüksek büyütme altında incelenerek seçildiği bir laboratuvar yöntemidir. Sperm dondurma, embriyo dondurma (kriyoprezervasyon) ve bazı çiftlerde yumurta dondurma, tedavi planına göre değerlendirilebilir.
Başarı oranı hakkında tek bir rakam vermek doğru olmaz. Sonuçlar; yaş, yumurta rezervi, semen analizi bulguları, embriyo gelişimi ve daha önceki tedavi öyküsüyle birlikte değerlendirilir.
Erkek kaynaklı infertilite teşhisinde ilk adım hastanın genel sağlık durumu hakkında bilginin alınması ve kapsamlı fiziksel muayenenin yapılmasıdır. Fiziksel muayenenin tamamlanmasının ardından spermiyogram adı verilen semen analizi gerçekleştirilir.
Spermlerin sayısının, hareketliliklerinin, şekillerinin; özetle yumurta hücresini dölleyebilme yeteneklerinin değerlendirilmesini sağlayan testtir. Sperm değerleri değişiklik gösterebileceği için spermiyogram testinin farklı zaman dilimlerinde iki kere tekrarlanması önerilir. Semen analizi öncesinde erkeklerin 2-3 günlük cinsel perhiz uygulaması, düzenli olarak ilaç kullanıyorlarsa hekimlere danışarak ilaçlara ara vermeleri gerekebilir.
Semen analizi ile sperm sayısı, hareketlilik düzeyi, şekli, semen hacmi, semenin kimyasal yapısı, semenin sıvılaşma süresi ve semendeki fruktoz seviyesi hakkında bilgi alınır. Alınan sonuçlara göre sperm antikorları, sperm penetrasyon testi (SPA), Hemizona testi gibi ek testlerin yapılması gerekebilir.11
Semen analizi erkek kaynaklı infertilite teşhis sürecinde önemli bir yol göstericidir. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda detaylı tetkiklere başvurulabilir:12
İzmir erkek kısırlık tedavisi için başvuran çiftlerde süreç, erkeğe ait bulguların kadın faktörüyle birlikte değerlendirilmesiyle ilerler. Spermiyogram sonucu, hormon dengesi, varikosel varlığı, azospermi gibi bulgular ve çiftin üreme öyküsü aynı çerçevede ele alınır. Böylece gebelik şansını etkileyen faktörler daha bütüncül biçimde değerlendirilir.
Doç. Dr. Funda Göde, kadın hastalıkları, doğum ve tüp bebek alanındaki deneyimiyle infertilite sürecinde çift odaklı bir değerlendirme yaklaşımı benimser. Erkek kaynaklı infertilite şüphesi olduğunda sperm analizi, gerekirse hormon testleri, genetik değerlendirme ve üroloji/androloji görüşü birlikte planlanabilir.
Erkek faktörü saptanan çiftlerde aşılama/IUI, tüp bebek tedavisi (IVF), mikroenjeksiyon (ICSI), sperm dondurma veya embriyo dondurma gibi seçenekler klinik değerlendirmeye göre gündeme gelebilir. Ağır sperm bozukluğu, azospermi ya da daha önce başarısız tedavi öyküsü varsa süreç daha ayrıntılı planlanır.
Kaynakça
İlk değerlendirmede
semen analizi, yani spermiyogram yapılır. Gerekli görülürse FSH, LH,
testosteron gibi hormon testleri, genetik testler ve muayene bulgularına göre
görüntüleme yöntemleri eklenebilir.
Tedavi, erkek kaynaklı
infertilite nedeni doğrultusunda planlanır. Yaşam tarzı düzenlemeleri, hormonal
tedaviler, varikosel ameliyatı, mikro TESE, aşılama/IUI, tüp bebek tedavisi ve mikroenjeksiyon/ICSI seçenekleri klinik
tabloya göre değerlendirilebilir.
Varikosel ameliyatı
her erkek için aynı sonucu vermez. Muayenede saptanan varikosel, infertilite ve
anormal semen bulguları birlikte varsa cerrahi seçenek olarak
değerlendirilebilir. Varikosel ameliyatı kararında erkek ve kadına özel
değişkenler eş zamanlı göz önünde bulundurulur.
Süre, tanıya ve
kullanılan tedaviye göre değişir. Hormon desteği her erkek için standart
değildir.
Hangi faktörün öne
çıktığı kişiye göre değişir. Erkek kısırlığı bazı olgularda genetik nedenlerle
ilişkili olabilir. Bazı erkeklerde çevresel maruziyetler, sigara, alkol,
obezite, ısı, ilaç kullanımı veya geçirilmiş hastalıklar değerlendirmeye
alınır.
Test öncesinde hekimin
önerdiği cinsel perhiz süresine uyulmalıdır. Ateşli hastalık, kullanılan
ilaçlar veya örnek verme koşulları sonucu etkileyebileceği için bu bilgiler
değerlendirme sırasında paylaşılmalıdır.
Ereksiyon veya
ejakülasyon sorunları gebelik oluşmasını etkileyebilir. Bu sorunların tedavisi
bazı çiftlerde sürece katkı sağlayabilse de fertilitenin mutlaka geri döneceği
şeklinde yorumlanmamalıdır.
Çiftlerin mevcut
testlerini tamamlaması, sigara ve alkol bırakma, kilo kontrolü, düzenli takip
ve önerilen tedavi planına uyum süreci destekleyebilir. Yaşam tarzı
değişiklikleri ile elde edilen sonuçların başarı oranı kişi özelinde
değişebilir.
Not: Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi yerine geçmez. Kişisel tanı ve tedavi planı için hekim değerlendirmesi gerekir.